Değerli Üyelerimiz,
Geride bıraktığımız 2011 yılında küresel ekonomi, tarihin en zor dönemlerinden birisini geçirdi ve halen daha bu zorluklar devam ediyor.
2012’de de küresel ekonominin daha iyi olmayacağı görüşünün ağırlık kazanıyor.
Krizleri öngörmesiyle ünlenen ve adeta kahin olarak nitelendirilen Ekonomist Roubini’ye göre; 2012’de dünya ekonomisini oldukça zorlu bir dönem bekliyor.
Büyüme tahminlerine göre; Dünya 2011’de % 3,8; 2012’de % 3,4 büyüyecek.
Her iki yıl için de en yüksek büyüme oranına sahip ülke Çin. ABD’den toparlanma işaretleri geliyor.
Önümüzdeki dönemde dünyanın en büyük ekonomisi unvanını almak için, ABD-Çin arasındaki yarışın kızışacağını tahmin etmek zor değil. Büyüme tahminleri açısından Çin’i takip eden ülkeler; Hindistan ve Türkiye.
Aynı Roubini, önümüzdeki yıl Türk ekonomisinde yavaşlama işaretlerinin artacağını söylüyor.
Türkiye önümüzdeki yıl IMF’e göre % 2, OECD’ye göre de % 3 büyüyecek.
Bu tahminlere katılmıyoruz.
İç tüketimi çok kısmadan, gereksiz ithalata önlem alarak büyümeye devam edilebilir.
Ülkemiz ekonomisinin güçlü sinyallerine karşın Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da belirttiği gibi kritik konular olarak “Avrupa’nın krizi”, “Cari açık” ve “Enflasyon” konuları üzerinde durmamız gerekiyor.
2012’de enflasyon daha düşük olacağını düşünüyoruz.
Çünkü 2011’de kur farklılıkları enflasyonu çift hanelere taşıdı.
2012’de benzer bir zıplama olması ihtimal dışı. Finansal istikrar beklentimiz yüksek.
Faizler de yükselme trendinde olmayabilir.
Cari açık yine en büyük sorun. Özellikle ara mal ithalatı belimizi büküyor. İmalat sanayinin yapısını değiştirmeden bu açmazdan çıkış yok.
Biz umutsuz değiliz. Çünkü ülkemizin küresel piyasalarda yaşanan sorunlara rağmen, sağlam bankacılık sektörü, güçlü kamu maliyesi gibi önemli avantajları var.
Bu avantajlar bizi AB ülkelerinin içinde olduğu finansal kriz riskinden koruyor. Sahip olduğumuz bu avantajları fırsata çevirmeliyiz. İş dünyası olarak kötümser değil tedbirli olmalıyız.
Tedbirli olmak adına da siz Değerli Üyelerimize önerimiz önümüzdeki yıl için hem A hem de B planı yapmaları.
Üyelerimiz, önümüzdeki yıl bütçelerini, gerçekçi ve karamsar olmak üzere iki ayrı senaryo hazırlamalılar.
Bizim sizlere tavsiyemiz,
• Nakit akışı ve finansman yönetimini iyi yapmanız,
• Yatırım yaparken öz kaynak kullanmanız,
• İhracatta yani dışarıda yeni pazarlar ve içeride uygun yatırım alanları aramanız.
2011 yılına girerken tüm üyelerimize, ‘İhtiyatlı olun’ demiştim.
Şimdi ise; ‘Moralinizi bozmayın, Dikkatlice büyümeye ve yola devam’ diyorum.
Saygılarımla;
Ekrem DEMİRTAŞ
Yönetim Kurulu Başkanı